MasterCard tarafından yeni trend araştırmaları konusunda
Avrupa’nın en önde gelen danışmanlık şirketi The Future Laboratory’e,
Türkiye’ye özel olarak yaptırılan araştırma, orta üst sınıfın değişen
yaşam, alışveriş ve harcama alışkanlıkları ile bu grubun markalardan
beklentilerini ortaya koydu.
Yeni trendlerin öngörülmesinde Avrupa’nın en önemli fikir
önderlerinden kabul edilen Martin Raymond’un MasterCard adına yürüttüğü
araştırmaya göre; Türk orta üst sınıfı, para harcamaktan kaçınmamakla
birlikte, boşa harcamaktan da hoşlanmıyor. Parasını gösterişli ürünlere
sahip olmak yerine, farkını ortaya koymak için harcayan kesim, kaliteli
ve ayrıcalıklı ürün ve hizmetlerden hoşlanıyor.
Paranın kıymetini bilen ve bu nedenle en zor tatmin edilen tüketici
grubu olarak belirlenen orta üst grubu kendisine bağlamak isteyen
markaların uzun süre kullanılabilecek, dayanıklı ve kaliteli ürünlerin
yanı sıra, özgün bir vaadi olması gerekiyor. Hızlı tüketim ürünlerinden
uzak duran bu grup, hatırı sayılır satın alma potansiyelleriyle, bir
çok markanın pazara bakışını değiştirecek gibi duruyor.
Türk orta üst kesiminin yüzde 10'u kendi işinin sahibi
İyi eğitim almış, buna paralel olarak genç yaşlardan itibaren iyi bir
gelirle çalışan veya kendi işlerinin sahibi olan orta üstü gelir
grubundaki kişiler, yaşam öncelikleriyle dikkat çekiyor. Sadece çalışıp
para biriktirmek yerine hayat kalitelerini yükseltmeyi tercih eden bu
kişiler sağlıklarına, beslenmelerine, görünümlerine büyük önem veriyor.
Çevre ve ekoloji konularıyla ilgililer. Tecrübelere büyük önem vermekle
birlikte sorgulayan ve hep daha iyisini arayan bir düşünce yapısına
sahipler.
Araştırma sonuçlarına göre Türk orta üst kesiminin yaşları 25 ile 55
arasında, yüzde 55’i evli ve çocuklu, yüzde 15’i evli fakat çocuksuz,
yüzde 22’si ise bekar. Yüzde 67’si tam zamanlı çalışıyor, yüzde 10’u ise
kendi işinin sahibi. Diğer kesimler tarafından da ilgiyle izlenen grup,
trend lideri konumunda. Bu grubun özellikle son yıllarda etkin biçimde
kendini göstermesinin altında Türkiye ekonomisindeki büyümenin etkisi
olduğu düşünülüyor. Orta üstü sınıf üyeleri global krizden etkilenseler
de tasarrufları sayesinde bu etkiden en çabuk kurtulanlar arasında yer
alıyor. Para kazanma çağlarında olan ve yıllık gelirleri ortalama 80,000
USD (120,000 TL) olan grup üyelerinin 10,000 - 300,000 TL arası
birikmiş parası bulunuyor.
Marka ve logolar hala önemli
Kişisel başarılarını göstermenin bir yolunun da her zaman iyi
görünmek olduğunu düşünen orta üstü sınıf, logolu ürünler, batılı
markalar gibi statü belirleyen göstergelere önem veriyor. Kışın kayak
yapan, özel bir spor salonuna üye olarak sağlığını koruyan orta üst
sınıf için kaliteli şaraptan anlamak gibi göstergeler de önem taşıyor.
Ancak orta üstü sınıfın pahalı zevkler, hobiler edinmesi ve markalı
ürünlerden hoşlanması bu kesimin hesapsızca para harcadığı anlamına
gelmiyor. Bu kişiler, ünlü markalardan, ihtiyaçları doğrultusunda
alışveriş yapıyorlar ve satın aldıkları ürün ya da hizmetleri uzun
vadeli kullanıyorlar. Gösterişten uzak duran bu grubun üyelerinin bir
markadan beklentileri ise kalite ve özgünlük. Paralarını ilk gördükleri
ve beğendikleri ürüne yatırmıyor, önce diğer ürünleri araştırıyor ve
gerek fiyat gerekse ürün özelliği anlamında beklentilerini en iyi
karşılayanı tercih ediyorlar.
“Herkesden önce haberdar olmak ” çok önemli
Lüks mekanlarda yemek yemekten çok, yerel, samimi ve sahibini
tanıdıkları yerleri tercih ediyorlar. Onlar için “önceden bilmek” çok
önemli. Yeni ürünlerden, mekanlardan, servislerden herkesden önce
haberdar olmak ve denemek istiyorlar. Sürdürebilirlik, kalite, aile ve
değer kavramları bu grup için ön planda; iş tercihlerinden tüketim
alışkanlıklara kadar hayatlarını çevreleyen herşeyi bu kavramlar
etrafında kurguluyorlar.
Orta üst kesimin en büyük özelliklerinden bir diğeri ise paralarını
“zengin” kesime daha çok benzemek için değil, onlardan farklı
olduklarını göstermek için kullanıyor olmaları...
Öncelikleri, lüks yaşamla kaliteli yaşam arasında denge
kurmak
Türk halkının diğer kesimlerine oranla daha maddiyatçı olan orta üstü
sınıfın hayatla ilgili beklentileri de yüksek. Ancak araştırma
sonuçları, küresel ekonomik krizin olumsuz etkilerinin bu kesimi de
önceliklerini değiştirmeye yönelttiğini gösteriyor. Orta üstü kısım,
lüks yaşam koşulları ile kaliteli yaşamı dengede tutmanın artık en
önemli önceliklerinden olduğunu belirtiyor.
MasterCard tarafından The Future Laboratory’e yaptırılan araştırma,
orta üst sınıfın yüzde 58’i için birinci önceliğin mevcut yaşam
koşullarını ve ev hayatındaki rahatlığı sürdürmek olduğunu ortaya
çıkardı. Grubun yüzde 38’i ise bu standardları devam ettirebilmek adına
ev dışında yaptığı lüzumsuz harcamaları kıstığını belirtiyor.
Küresel kriz sonrası evde daha çok vakit geçiriliyor
Orta üstü kesimin yüzde 59’u için hayata olumlu bakmak diğer bir
“yeni öncelik”. Yüzde 52’si ise, küresel kriz öncesine oranla, evde daha
çok vakit geçirmenin öncelikleri arasına girdiğini belirtiyor. Grubun
yüzde 45’i çevresinde olup bitenle eskiye oranla daha ilgili olduğunu,
yüzde 38’i de daha kanaatkar bir tutum izlediğini ve elindekilerle daha
mutlu olmayı öğrendiğini söylüyor. Grubun yüzde 22’si çevreye karşı
önceki yıllara oranla daha duyarlı olduğunu belirtiyor. Yüzde 60’lık
kesim aileleriyle vakit geçirmenin çok önemli olduğunu belirtiyor. Yüzde
29’u önümüzdeki 10 sene içerisinde daha yardımsever, yüzde 25’i daha az
bencil olmayı istiyor. Grubun yüzde 5’ten fazlası da bir yardım
kuruluşunda gönüllü olarak çalışmayı arzu ediyor.
Temel değerlere önem veriyor
Kaliteli fakat sade yaşamı tercih eden orta üstü kesimin temel
değerlere dönüş yaptığı görülüyor. MasterCard tarafından yaptırılan
araştırmaya göre; bu kesimin yüzde 52’si yaşam kalitesinin önemine,
yüzde 49’u iş ve yaşam arasındaki dengenin önemine, yüzde 17’si ise
yardımseverlik ve duyarlılığın önemine değiniyor. Benzer bir geriye
dönüş hobiler ve ağız tadı bağlamında yaşanıyor. Grubun yüzde 21’i ilgi
alanlarına ve hobilerine vakit ayırmayı önemsiyor. Esnaf lokantalarında
yemek, geleneksel damak tadı, spa yerine hamamlara gitmek, yurt dışı
seyahatleri yerine Türkiye’yi keşfetmek bu kesimin yeni gözdeleri
arasında.
Her ne kadar temel değerlere daha fazla önem verseler de, orta üstü
sınıfın, alıştığı tüketim davranışlarını bir çok alanda sürdürdüğü
görülüyor. Konu yemek olunca araştırmaya katılanların yüzde 37’si marka
çikolatalar gibi lüks yiyeceklerin kendilerinin olmazsa olmazları
arasında olduğunu ifade ediyor. Bu oran 45 – 54 yaş aralığında yüzde
47’ye kadar çıkıyor. Orta üst kesim için teknoloji de çok önemli bir yer
tutuyor. Grubun yüzde 42’si teknoloji için para parcamanın kendileri
için büyük önem taşıdığını belirtiyor. Yüzde 32’lik kesim ise koleksiyon
yapmak ve sanat eserleri satın almayı olmazsa olmazları olarak
tanımlarken, bu oran 45 - 54 yaş grubunda yüzde 38’e kadar yükseliyor.
Hobiler yeni işe dönüşüyor
Türk orta üstü kesim mensuplarının meslek seçimi konusunda, daha
önceki nesillere göre daha cesur olmaları da dikkat çekiyor. İç
yolculuklarına önem veren bu kişiler, kendilerini en iyi ifade
edecekleri işleri yapmak üzere girişimlerde bulunuyor, çocukluk
hayallerini gerçeğe dönüştürmenin yollarını arıyorlar. Bir çoğu takı
tasarımı, ahçılık, pastacılık gibi eğitimler alarak kendi işlerini
kuruyor ve hobilerinden para kazanmaya başlıyorlar.
Orta üst kesimin iş planlarında geleceğe yönelik büyük bir umut
gözlemleniyor. Grubun yüzde 71’i gelecek on yıl içerisinde kişisel
amaçlarına ulaşmayı, yüzde 35’i kendi işini kurmayı, yüzde 47’si ise
daha zengin olmayı hedefliyor.
Markalar orta üst kesimi yakalamak için ayrıcalık ve kalite
sunmalı
Klasik lüks tüketicisinden farklı olan orta üst kesim tüketici, en
zor ve en talepkar tüketici grubu olarak tanımlanıyor. Gösterişi
sevmeyen ancak her seçiminde farkını göstermeyi tercih eden grup
“ayrıcalıklı” servisten hoşlanıyor. Vaktin nakit olduğuna inanan orta
üst grubun üyeleri, hayatlarını kolaylaştırmaya yarayan her türlü
hizmete büyük ilgi gösteriyor. Grup üyeleri kişiye özel servis ve
concierge hizmetlerinin en önemli müşterileri arasında yer alıyor. Hiç
bir zaman ucuz ürünleri tercih etmeyen grup kaliteli, dayanıklı ve etik
ürünlere para harcıyor. Pazara bakışını bu yönde değiştiren ve kaliteli
ürünlerin yanı sıra farklılık da yaratan markalar bu kesimi kendilerine
bağlayabiliyor.
Özellikle kriz döneminde birbiri ardına yapılan indirimler, zaten
sorgulayıcı olan bu kesime satın aldıkları ürün ve hizmetlerin gerçek
fiyatları konusunda fikir verdi. Kaliteli ürünü daha uygun fiyata
alabildiğini gören grup, krizin etkileri sona erse bile, aynı ürüne ya
da hizmete eski yüksek fiyatları vermek istemiyor.
Özellikle ev, dekorasyon, tatil, yiyecek – içecek sektörlerini
yakından takip eden kesim, güvendiği bir markaya güçlü bağlar
besleyebiliyor fakat markanın vaadlerinde bir sapma gördüğü anda
eleştirmekten geri kalmıyor. Çevrelerinin ve ailelerinin görüşleri orta
üst kesimin satın alma davranışlarında son derece önemli bir rol
oynuyor. Bu nedenle bir marka hakkındaki olumlu ya da olumsuz görüş
anında tüm kesim tarafından duyuluyor.
Kaynak. MediaCat Online